Yunanistan, stratejik konumu gereği tarih boyunca çeşitli güvenlik tehditleriyle karşılaşmış ve ulusal güvenliğini artırmak için bölgesel iş birliği stratejileri geliştirmiştir. Georgios Koukakis’in HAPSc Policy Briefs Series dergisinde yayımlanan “Greece’s Trilateral Partnerships in the Balkans and the Black Sea Region and its Quest for National Security” başlıklı çalışması, Yunanistan’ın Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde oluşturduğu üçlü ortaklıkları analiz ederek, bunların ülkenin ulusal güvenliğine katkılarını değerlendirmektedir.
Bu makale, Koukakis’in çalışmasını Türkiye merkezli akademik kriterler doğrultusunda ele alarak, bu ortaklıkların bölgesel güvenlik dengeleri üzerindeki etkilerini analiz edecektir.
Yunanistan’ın Bölgesel Güvenlik Yaklaşımı
Koukakis’in çalışmasında, Yunanistan’ın ulusal güvenliğini askeri tehditlerin ötesinde enerji, ekonomi, kültürel miras ve siber güvenlik gibi alanlarda da ele aldığı vurgulanmaktadır. Yunanistan, bu amaç doğrultusunda üç ana üçlü ortaklık geliştirmiştir:
- Yunanistan-Kıbrıs-Ermenistan Üçlü Ortaklığı
- Yunanistan-Kıbrıs-Sırbistan Üçlü Ortaklığı
- Yunanistan-Bulgaristan-Romanya Üçlü Ortaklığı
Bu iş birlikleri, bölgesel güvenliği sağlamanın yanı sıra Türkiye’nin bölgedeki etkisini dengeleme amacı da taşımaktadır.
Yunanistan’ın Üçlü Ortaklıkları ve Türkiye Üzerindeki Etkileri
Yunanistan-Kıbrıs-Ermenistan Üçlü Ortaklığı
Bu ortaklık, 2019 yılında başlatılmış olup özellikle Türkiye karşıtı diplomatik bir eksen oluşturma amacı taşımaktadır. Çalışmada, bu iş birliğinin temel hedefleri şu şekilde sıralanmıştır:
- Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanı politikalarına karşı ortak tutum geliştirme
- Ermeni diasporası ve Kıbrıs Rum toplumunun ortak hareket etmesi
- Üç ülke arasında savunma ve askeri iş birliği geliştirilmesi
Bu bağlamda, Yunanistan-Kıbrıs-Ermenistan arasındaki üçlü askeri iş birliği anlaşmaları (2020, 2021 ve 2022’de imzalanan savunma iş birliği programları) dikkat çekicidir. Koukakis, bu anlaşmaların Doğu Akdeniz’de “Türkiye’nin saldırgan politikalarına” karşı bir denge unsuru olduğunu öne sürmektedir. Ancak, Türkiye açısından bakıldığında, bu ortaklık Türkiye’nin bölgesel güvenliğine karşı oluşturulmuş bir blok olarak değerlendirilebilir.
Yunanistan-Kıbrıs-Sırbistan Üçlü Ortaklığı
Bu ortaklık 2021 yılında başlatılmış olup uluslararası hukuk, göç yönetimi ve enerji alanlarında iş birliği yapmayı amaçlamaktadır. Koukakis’e göre, Sırbistan’ın bu üçlü ittifaka dahil edilmesi, Yunanistan’ın Batı Balkanlar’daki etkisini artırma stratejisinin bir parçasıdır.
Türkiye açısından değerlendirildiğinde:
- Sırbistan, Türkiye ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmeye çalışırken, bu tür bir ortaklığa dahil olması Türkiye-Yunanistan dengesinde Sırbistan’ı tarafsız bir pozisyondan uzaklaştırabilir.
- Yunanistan ve Kıbrıs’ın, Sırbistan’ı Türkiye karşıtı bir eksene çekme çabaları, Türkiye-Batı Balkanlar ilişkileri açısından dikkate değer bir gelişmedir.
Ancak, Koukakis’in analizinde Sırbistan’ın Türkiye ile olan güçlü ekonomik bağları göz ardı edilmiştir. Bu nedenle, Sırbistan’ın Yunanistan-Kıbrıs eksenine tamamen dahil olması pek olası görünmemektedir.
Yunanistan-Bulgaristan-Romanya Üçlü Ortaklığı
Bu üçlü ortaklık, 1998 yılında kurulmuş ancak uzun bir süre atıl kalmıştır. 2022’de yeniden canlandırılan ortaklık, özellikle enerji ve güvenlik alanlarında önemli gelişmeler kaydetmiştir. Çalışmada öne çıkan noktalar şunlardır:
- Enerji Güvenliği:
- 2022’de Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya, Dikey Gaz Koridoru (Vertical Gas Corridor) projesini imzalayarak enerji bağımsızlığını artırma yönünde önemli bir adım atmıştır.
- Bu proje, Türkiye’yi doğrudan hedef almamakla birlikte, Türkiye’nin enerji koridoru rolünü kısıtlayabilir.
- Askeri İş Birliği:
- 2016’da Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya, savunma iş birliği konusunda mutabakata varmıştır.
- 2022’de düzenlenen “Balkan Shield” askeri tatbikatı, bu üç ülkenin NATO çerçevesinde daha yakın bir askeri koordinasyon geliştirdiğini göstermektedir.
Türkiye açısından bu ortaklık:
- Karadeniz’de deniz güvenliği ve enerji politikalarına yönelik olası etkileri nedeniyle önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
- Romanya ve Bulgaristan’ın, Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikalarına doğrudan tehdit oluşturmaması nedeniyle, Türkiye açısından bu ortaklık diğer iki üçlü ittifaktan daha az stratejik risk içermektedir.
Türkiye Perspektifinden Genel Değerlendirme
Koukakis’in çalışması, Yunanistan’ın ulusal güvenlik stratejisinde üçlü ortaklıkları kritik bir araç olarak sunduğunu göstermektedir. Ancak, bu analizde Türkiye’nin bölgesel politikaları ve diplomatik hamleleri yeterince ele alınmamıştır. Türkiye’nin bu üçlü ortaklıklar karşısındaki pozisyonu değerlendirildiğinde aşağıdaki unsurlar öne çıkmaktadır:
- Türkiye’nin Bölgesel Dengeleri Kendi Lehine Yönetme Potansiyeli
- Türkiye, Sırbistan ve Romanya ile güçlü ekonomik ve diplomatik ilişkiler geliştirmeye devam etmektedir.
- Bulgaristan, Türkiye ile enerji ve ticaret alanlarında derin bağlara sahiptir.
- Türkiye’nin Çok Taraflı Diplomasiyi Güçlendirme Stratejisi
- Türkiye, Balkanlar’da Türkiye-Sırbistan-Bosna-Hersek ve Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan gibi üçlü mekanizmalar geliştirmiştir.
- Türkiye’nin enerji diplomasisi, Yunanistan’ın oluşturduğu blokları dengeleyebilecek yeni projeler sunma kapasitesine sahiptir.
- Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de Türkiye’nin Alternatif Stratejileri
- Türkiye, Karadeniz’de Rusya ve Ukrayna ile enerji ve güvenlik iş birliğini artırarak, Bulgaristan-Romanya eksenine karşı alternatif iş birlikleri geliştirebilir.
- Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Libya ve Azerbaycan ile oluşturduğu stratejik ortaklıklar, Yunanistan-Kıbrıs-Ermenistan bloğunun etkisini sınırlayabilir.
Sonuç ve Öneriler
Koukakis’in çalışması, Yunanistan’ın bölgesel güvenlik stratejisinde üçlü ortaklıkların oynadığı rolü vurgulamakla birlikte, Türkiye’nin bölgesel dinamikler üzerindeki etkisini göz ardı etmektedir. Türkiye açısından bakıldığında, bu üçlü ortaklıklar belirli güvenlik riskleri oluşturmakla birlikte, Türkiye’nin Balkanlar, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki alternatif ittifakları bu stratejiyi dengeleme potansiyeline sahiptir.
Öneriler:
- Türkiye, Balkanlar ve Karadeniz’de çok taraflı diplomasi girişimlerini artırmalıdır.
- Enerji projeleri üzerinden Bulgaristan ve Romanya ile daha yakın iş birliği sağlanmalıdır.
- Sırbistan ve Romanya ile ekonomik ve askeri ilişkiler daha da güçlendirilmelidir.